


Girdim sümbül bağına, kokladım öptüm gülü
Bağcı dedi: ‘Ürküttün gene nazlı bülbülü.’
Mavi leylak, abayı yakmış gene zambağa,
Mor menekşe bu yüzden biraz güceniş bağa.
Karanfil deste deste, kuşlar okuyor beste,
Güvercin ayrı seste, kumrular ayrı seste.
Ihlamuru yükledim kadifenin sırtına,
Papatyalar kopardı, Horasan’dan fırtına.
Nergis verdim kumruya; kokladı bir ah çekti,
Çapkın serçe kıskandı, kumruya silah çekti.
Kelebek düştü od’a, kebap oldu yüreği,
Dağda tavşanlar yuttu fesleğenli böreği.
Gelincik gelin oldu, döndü kocakarıya,
Düğünde ümit verdi, ballıbaba arıya.
Laleden ateş aldı bahçıvanın lülesi,
Rüzgârda buklelendi, sümbülün ondülesi.
yasemin girdi suya, ister ki tenin yuya,
O, tenini yumadan, su boğuldu kokuya.
Akasya, bir demet gül dürüp aya yollamış,
Lakin uçakla değil, gülü yaya yollamış.
Gonca sallanır dalda, arının aklı balda,
Karganınki, leyleğin çaldığı şu kavalda.
lavanta dizi dizi, yola durmuş, iz bekler,
erguvan, gökyüzünden bir kız oğlan kız bekler.
Beklenen kız oğlan kız, mor sakallı, al bıyık,
Ayçiçeği altın tas, maşrapası şakayık.
Düşmüşüm yâr peşine, kırmızı nar peşine,
Sen koş bakla peşine, ben enginar peşine.
Salkımlar ulam ulam, sarmaşık dolam dolam,
Yahşi, yaman çiçekler, ben yârı nerde bulam |