|
|
BİR SÜRÜ GİFT VE AVATAR
Uzun uğraşlar sonucu bulduğum bu avatar ve giftleri sizlerle paylaşmak istedim.
Hepsi birbirinden güzel simli gift ve hareketli avatarlar.
Hepsi sevgi dolu gifler ve avatarlar umarım beğenirsiniz.

 
    
    
    
 
türkiye, gift, gif, dudak, göz, kelebek, kalp, sevgi, bayrak, güzel, simli, parıltılı,
|
Tarih: 16:52, Salı, Eylül 4, 2007 Kategori: Msn Dunyasi |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
AŞKINIZI TÜKETMEYİN!..

gözlerimde yaş gözyaşlarımda sen varsın inat etme gökyüzü benim kadar ağlayamazsın

Bir ilişkiyi gerçekten mahveden şeyler genellikle büyük meselelerden çok küçük ayrıntılardır. İçine düştüğümüz küçük günlük alışkanlıklar ve davranışlar tutkuyu yavaş yavaş öldürerek saygısızlığı besler. Bu yanlışları tespit etmeyi öğrenmek ister misiniz?
İltifatları ağzından kerpetenle almaya çalışmayın Siz: "Sence güzel miyim?" O: "Tabii ki güzelsin." Siz: "Peki Halle Berry'den güzel miyim" O: "Halle ne?" Bu soruyu asıl yanıtlaması gereken sizsiniz. Kendi olumlu özelliklerinizin farkında olmayı bilmelisiniz. Kendinize durmadan aptal, çirkin ya da bön olduğunuzu söylemeniz erkek arkadaşınızı size paspas gibi davranmaya teşvik etmekten başka işe yaramaz.
Tembellikten kurtulun Ayağınızda pembe peluş terlikleriniz, üzerinizde eşofmanınız, yüzünüzde avokado maskenizle kendinize bir bakın. Sizi bu halde görse etkilenir miydi? İmkanı yok! Onun karşısında rahat olmakla kendinizi salmak arasından ince bir çizgi vardır. Penye gecelik yerine giyilen dantelli iç çamaşırları ya da haftada bir kez gidilen nezih bir akşam yemeği aranızdaki gizemi artıran mesafenin olduğu gibi kalmasını sağlar.
Annecilik oynamayın Kıyafetleri darmadağın yerde: Siz topluyorsunuz. Akşam yemeğinde tost yiyor: Ona üç öğün yemek pişiriyorsunuz. Erkek arkadaşınıza annelik yapmanın tehlikesi kendinizi büyümek istemeyen küçük bir çocukla kalıcı bir ilişkinin içinde bulmanız. Sonra da sorumluluk alabilen bir adam istediğinizde muhtemelen hayal kırıklığına uğrayacaksınız, tavrınızdaki değişiklik karşısında şaşkınlığa uğrayacak. Sevginizi ona hanım evladı gibi davranmaktansa duygularınızı sözcüklere dökerek gösterin. Aynı zamanda kendi ihtiyaçlarınızı da dile getirin, böylece sizi duygusal açıdan nasıl besleyeceğini öğrenebilir.
Kıskanç kıskacına düşmeyin Kıskançlık hissi onun sevgisini hak etmediğinize dair derin bir korkunun dışavurumudur. Başka bir kadına ilgi gösteriyorsa bağırıp çağırmayın (çok aleni) ya da ortalığı birbirine katmayın (çok çaresizce). Kulağına baştan çıkarıcı sözler fısıldayın, ona acımasızca kur yapın. Böylece ilgisinin size kaymasını sağlayarak kendinizden şüphe duymanıza yol açan yıkıcı hislerden kurtulacaksınız.
Katil sorular Kadınların sorduğu bazı sorular anlamsız ve feci şekilde sinir bozucudur. Erkek arkadaşınızın size bağlı kalmasını istiyorsanız "Beni ne kadar seviyorsun?", "Sence ben şişman mıyım?", "O gömleği bu pantalonla giymeyeceksin değil mi?", "Yemeğe çıkıp sonra da sinemaya gitmek yerine video kiralayıp pizza ısmarlasak olmaz mı?" gibi sorular sormaktan kaçının... |
Tarih: 18:08, Perşembe, August 30, 2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
HERKES BİR GÜN UFAKTI !!!

Yazıyı okuyunca büyük insan olmadan önce herkesin aynı yollardan geçtiğini ama değişik metodlar kullandığını göreceksiniz.
Churchill İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Churchill radyoda konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyoevinin kapısına gelince, bindiği taksinin şoförüne sormuş: - Beni yarım saat bekleyebilir misin? Karanlıkta müşterisinin yüzünü seçemeyen şoför: - Özür dilerim, sör, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim.
Churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin uzatmış. Şoför parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş: zaten kimin umrundaki Churchill, sizi bekliyorum, efendim
Hitler ve Stalin Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin değil mi diye sorar. Barmen "Evet, onlar" der.
Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar: "Selam, ne yapıyorsunuz?" Hitler cevaplar: "3. Dünya savaşını planlıyoruz." Adam sorar. "Gerçekten mi? Neler olacak?"
Hitler: "Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz" der.
Adam sorar: "Bir bisiklet tamircisi mi???!"
Hitler Stalin'e döner ve der ki:
"Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacağını söylemiştim!" &&&
Adolf 20. yüzyılın başında bir evde küçük bir çocuk babasına sormuş: - "Baba!, kedilerin kuyruklarını kesip kemer yapmak günah midir?" Baba ilgisizce; - "Günahtır evladım" demiş - "Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah midir?" - "O da günahtır evladım" - "Peki baba Japonların beyinlerinden çorba yapmak günah midir?" - "Ooofff! o da günahtır evladım" - " Peki baba Yahudilerin yağlarından sabun yapmak günah midir?" Baba en sonunda dayanamaz: - "Değildir ulan. oooff bee Adolf , nerden aklına gelir boyle sorular sormak?!..." &&&
Texsaslı Bush Bir İngiliz doktor diyor ki :
-"Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz."
Alman doktor diyor ki :
-"Bu hiç birşey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz."
Amerikalı doktor da diyor ki ;
-"Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldık ve beyazsaraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor." &&&
Hangi Otelde Kalıyorlar İsviçre Çin`e savaş ilan etmiş. Bir şekilde Çine kadar gelmişler. Haber Çin başbakanına geç ulaşmış. - Başbakanım İsviçreliler saldırdı Pekine girdiler - İsviçre de ne? - Avrupa’da bir ülke - Kaç kişi bunlar? - 5 milyon - Peki hangi otelde kalıyorlar &&&
İşte Politika Budur Bir bürokrat yoksul bir adamı ziyarete gitmiş demiş ki: "senin oğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık." Adam: "ben hayatımda oğlumun işine karışmadım." demiş. Bürokrat: " ama demiş bu kız Rahmi Koç'un kızı" deyince Adam: "a aaa ..tamam o zaman" demiş ve durumu kabul etmiş" Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç'un evine gitmiş: " kızınız için harika bir koca adayı buldum" demiş.Rahmi Koç şaşırarak: " ama benim kızım daha çok küçük" diye itiraz etmiş.Bürokrat: " ama bu genç adam DÜNYA BANKASI'nda başkan yardımcısı" deyince. kızın babası: " a aaa... tamam o zaman" diyerek duruma hemen razı oluvermiş.Sonunda bizim bürokrat DÜNYA BANKASI başkanını ziyarete gitmiş ve demiş ki: "başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum" Başkan: " iyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var" deyince Bürokrat: ama bu Rahmi Koç'un damadı" demiş.Başkan da " a aaaa...tamam o zaman" demiş. İşte politika budur... &&&
Hitler Hitler üç esir yakalamış, İngiliz, Fransız ve bir Yahudi.
- "Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş.
İngiliz’e sormuş
- "Titanik kaç yılında battı?"
İngiliz hemen cevap vermiş
- "1912" diye.
Hitler göndermiş İngiliz'i. Fransız’a sormuş bu kez:
- "Titanik'te kaç kişi öldü?"
Fransız cevap vermiş
- "1050".
- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış.
Ve Yahudi'ye dönmüş;
- "Say lan isimlerini...
derleme: www.basariyolu.com | | | |
Tarih: 19:15, Salı, August 14, 2007 Kategori: MIZAH |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
İş Görüşmelerinde Sorulan 10'Tuzak' Soru!

İş görüşmesi yaparken, dikkat etmeniz gereken 10 soru var. 'Tuzak' soru olarak tanımlanabilecek bu soruları nasıl yanıtlamanız gerektiğini öğrenmek için bu yazıyı mutlaka okuyun.
1.En güçsüz olduğun nokta neresi? 'Güçsüz olduğum bir nokta yok' yanıtı vermekten kaçının. Bu yanıt, bu sorudan korktuğunuzu gösterir. Korku ise, gerilimli ortamlarla başa çıkamayacağınızın göstergesi olabilir. Onun yerine iyi olduğunuz ama yine de geliştirilmesi gerektiğini düşündüğünüz bir özelliğinizden söz edin.
2.En güçlü olduğun noktalar hangileri? Her konuda çok iyi olduğunuzu söylemeyin. Bu, herhangi bir konuya odaklanamadığınızın ya da görüşmeye hazırlıksız geldiğinizin göstergesi olabilir. Onun yerine, şirketin işine yarayacak bir özelliğinizi, en güçlü oldunuz alan olarak seçin.
3.Seni işe almam için, 2 dakika içinde beni ikna edecek ne söyleyebilirsin? Dikkatli olun. Gardınızı düşürerek, sizi önceden hazırladığınız yanıtlardan uzaklaştırmak istiyorlar. Bu 'ani' soru karşısında bocalamanız, gerilimli ortamlarda başarı sağlayamayacağınızın işareti olabilir.
4.Ne kadar rekabetçisin? Kendinizi, rekabet ortamlarında başarı sağlamak için elinden geleni yapan birisi olarak görüyor olabilirsiniz. Ama bu soruya, bunu bütün çıplaklığıyla sergileyecek bir yanıt vermekten kaçının. İşin sırrı, aynı zamanda iyi bir takım oyuncusu olduğunuzu gösterebilmekte.
5.İş hayatında bugüne kadarki en büyük başarısızlığın neydi? Başarısızlıklarınızı kabul edin ama hatalarınızdan nasıl ders çıkardığınızı ve kendinizi nasıl geliştirdiğinizi anlatın. Bu, negatif durumları, pozitife dönüştürme kabiliyetinizin göstergesi olacaktır.
6.Son işinde seni hayal kırıklığına uğratan neydi? Sorunun amacı, gerçekten sizi neyin hayal kırıklığına uğrattığını ortaya çıkarmak değil. Çalışma özelliklerinizi, zorlu ortamlarla nasıl başa çıktığınızı öğrenmek istiyorlar. Zorluklarla nasıl başa çıktığınızı gösteren bir yanıt verin.
7.Hiç işten atıldınız mı? Dürüst olun. Ve en önemlisi: İşten atılmanızın kaynağı patronunuz ya da yıldızınızın bir türlü barışamadığı yöneticiniz olsa bile, bunun sizin hatanız olduğunu söyleyin.
8.İş hayatınızdaki başarılarınızdan size en çok gurur veren hangisi? Spesifik bir başarınızı seçin ve rakamlarla destekleyerek, nasıl gerçekleştirdiğinizi açıklayın.
9.İş hayatınızda çözemediğiniz bir sorun oldu mu? Yaptığınız hatalardan birini seçin ve o sorunu o zaman neden çözemediğinizi, şimdi olsa nasıl çözeceğinizi anlatın.
10.Son yöneticini arasam, bana senin hakkında ne söyler? Negatif unsur barındıracak bütün yanıtlardan kaçının. Eski yöneticinizin, sizin hakkında haksız bazı izlenimleri olabileceğini de söylemeniz, sorumluluktan kaçtığınızın göstergesi olacaktır. Doğru yanıt şöyle olabilir: 'Bugün gelse, onu yine işe alırım.'
http://www.turkticaret.net/business_center/haber.php?id=49 |
Tarih: 15:11, Cumartesi, August 11, 2007 Kategori: KARIYER |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
İŞ DENEYİMİNİZ YOKSA DERT ETMEYİN!

Okulu yeni bitirdiniz ve hiç iş deneyiminiz olmadı mı? Hemen herkesin yaşadığı bu dezavantajı avantaja çevirebilirsiniz.
Neredeyse tüm çalışanlar, çalışma yaşamlarının başında bu sorunu yaşamışlardır. Okulu yeni bitirmiş ya da kariyerinize yeniden yön vermiş olabilirsiniz. Ama iş ilanlarında sektörde 2-3 sene deneyimli çalışan arandığını okudukça, “Eğer kimse beni işe almazsa nasıl 2-3 yıllık iş deneyimine sahip olabilirim?” sorusunu kendinize sadece siz sormuyorsunuz. İş deneyiminizin olmaması doğal olarak bir dezavantaj olmakla birlikte, yeterli niteliklere sahipseniz işsiz kalmanız olası değildir. Bu nedenle önemli olan, aktif olarak iş arama sürecine başlayana kadar edindiğiniz part-time veya dönemsel iş deneyimlerinizmve bu süre içinde kendinizi nasıl geliştirdiğinizdir. Aşağıdaki size yardımcı olabilecek bazı görüşler sıralanmıştır; Arkadaş ve aile çevrenizden iş arama sürecinde yardım istemek, yararlı olacaktır. Tabii bu yardım talebi, bir kenara çekilip herşeyi onların yapmasını beklemek anlamına gelmemeli; çünkü kimse sizin işinizi sizden daha iyi yapamaz. İş başvurusu yaptığınız firmalara sadece özgeçmiş yollamak, sonra da bir daha ilgilenmemek de yanlış bir yöntemdir. Özgeçmişinizi yolladıktan bir süre sonra firmayı arayarak, iş hakkında bir gelişme olup olmadığını sorabilirsiniz. Bu davranış aynı zaman da firmaya, sizin pozisyona duyduğunuz ilgiyi de hatırlatacaktır. Güçlü bir özgeçmiş ve iyi referanslarla iş görüşmesine gittiğinizde, görüşmeyi yapan kişiye bu işi yapabileceğinize inandığınızı, öğrenmeye hazır olduğunuzu, belli bir süre stajyer olarak çalışabileceğinizi; çünkü bu işi cidden istediğinizi anlatmaya çalışın. İşe olan hevesinizin ve ilginizin karşınızdaki kişideki etkisini küçümsemeyin. Doğal olarak işverenler sektörde deneyim kazanmış, yeteneklerini kanıtlamış çalışanları tercih ederler; ama unutmayın, yaptığınız işi sevdiğinizi, bu konuda kendinizi daha fazla geliştirmek istediğinizi, sorumluluk almaktan çekinmediğinizi bilmeleri de sizi tercih etmelerinde etkili olabilir. İşverenler için firma kültürüne ve politikasına uymanız, Cold Fusion ve Visual Basic bilmeniz kadar önemlidir. Bu nedenle bilgisayar bilgileri ve iş deneyimi kadar, olası işvereniniz için önemli olan diğer niteliklere de (takım çalışmasına ayak uydurabilme, liderlik ve sorumluluk alabilme…) sahip olduğunuzu vurgulamalısınız. Kişilerarası iletişim yeteneğinizi ve diğer niteliklerinizi mülakat esnasında ortaya çıkarmaya çalışın. Kazandığınız başarılar varsa; bunları özgeçmişinize yansıtmaya özen gösterin. Bunun yansıra çalışmayı düşündüğünüz firma hakkında görüşmeye gitmeden önce olabildiğince çok bilgi toplamaya çalışın. Örneğin; firmanın temel stratejik hedeflerini, varsa ticari ortaklarını, bakış açısını ve en büyük rakiplerini biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız yeterince araştırma yapmamışsınızdır. Bu konularda bilgi sahibi olmanız hem görüşme sırasında sizin firmaya olan ilginizi gösterecek hem de firma politikasının sizin kariyer hedeflerinizle tam anlamıyla örtüşüp örtüşmediğini anlamanızı sağlayacaktır. Firmanın web-sitesi veya İnsan Kaynakları departmanı aracılığıyla işe alım görüşmesini yapan uzmanların isimlerini öğrenmeye çalışın. Bu kişilere direk olarak ulaşmak, özgeçmiş göndermekten bazen çok daha yararlı olabilir. Fazladan bir çaba, kimi zaman bir çok adayın önüne geçmeniz için yeterlidir. Bir iş başvurusu sonunda görüşmeye çağırılmamış ya da görüşme sonrasında işe alınmamışsanız, nedenini öğrenmeye çalışın. Bu size üzerinde durmanız gereken zayıf yönlerinizle ilgili bilgi verecektir. Belki özgeçmişiniz sizi yeterince yansıtmıyordur. Güvendiğiniz kişilerden özgeçmişinizi incelemelerini isteyin. Onlardan alacağınız tarafsız yorumlar ve geri bildirimler belki özgeçmişinizde son derece önemli olan bazı noktaları değiştirmenizi ve kendinizi özgeçmişiniz yoluyla işverene daha iyi tanıtmanızı sağlayacaktır.
Zeynep KOÇER Kariyer.Net Editör
|
Tarih: 15:04, Cumartesi, August 11, 2007 Kategori: KARIYER |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Myspace graphics
|